A

Adil Can Öndeş

Gayrimenkul Uzmanı

A

Adil Can Öndeş

Gayrimenkul Uzmanı

+90 530 323 02 29
Yargıtay'dan Kiracılara Uyarı: Kusur Bildirimi Yapılmadan Tahliye Hukuki Değil
kira

Yargıtay'dan Kiracılara Uyarı: Kusur Bildirimi Yapılmadan Tahliye Hukuki Değil

Tekirdağ'da bir otel işletmecisinin, karşılaştığı kanalizasyon ve tesisat sorunları nedeniyle kira sözleşmesini feshetmesi üzerine yaşanan olay…

29 Mart 20262 dakika okuma

Tekirdağ'da bir otel işletmecisinin, karşılaştığı kanalizasyon ve tesisat sorunları nedeniyle kira sözleşmesini feshetmesi üzerine yaşanan olay, gayrimenkul hukuku açısından önemli bir emsal teşkil etti. Kiracının, mülk sahibine herhangi bir resmi bildirimde bulunmadan ve kusurların giderilmesi için makul bir süre tanımadan oteli tahliye etmesi, hukuki süreçte aleyhine sonuçlandı.

Yerel mahkemenin ardından Yargıtay 3. Hukuk Dairesi de bu kararı onayarak kiracılık ilişkilerinde dikkat edilmesi gereken önemli noktaları bir kez daha vurguladı. Dairenin gerekçeleri, kiracıların haklarını kullanırken izlemesi gereken prosedürleri net bir şekilde ortaya koyuyor:

  • •Sözleşme Öncesi ve Teslim Sırasında Dikkat Yükümlülüğü: Kiracının, sözleşme imzalanmadan önce ve kiraladığı mülkü teslim alırken gerekli tüm incelemeleri yapması ve basiretli bir tacir gibi hareket etmesi gerekmektedir.
  • •Kusurun Bildirilmesi ve Süre Tanınması Zorunluluğu: Kiralanan mülkte herhangi bir ayıbın (kusurun) tespit edilmesi durumunda, bu durumun derhal kiraya verene yazılı olarak bildirilmesi ve ayıbın giderilmesi için kendilerine makul bir süre tanınması şarttır.
  • •Usulüne Uygun Olmayan Fesihlerin Geçersizliği: Yukarıda belirtilen adımlar izlenmeden gerçekleştirilen tahliyeler, hukuki olarak "usulüne uygun fesih" olarak kabul edilmemektedir.

Bu emsal karar, mülk sahiplerini keyfi tahliye ve sözleşme feshi durumlarına karşı daha güçlü bir konuma getiriyor. Kiracıların, mülkte tespit ettikleri herhangi bir sorunu mülk sahibine bildirmeden ve onarım için fırsat tanımadan doğrudan tahliye yoluna gitmeleri halinde, bu tür eylemlerin hukuki bir dayanağı olmayacağı anlaşılıyor. Kiracının, mülkteki kusurları giderilmesi için makul bir süre tanımadan sözleşmeyi feshetmesi ve tahliye etmesi durumunda, bu tahliye geçerli bir fesih olarak kabul görmeyecektir.

Gayrimenkul sektöründe sözleşme süreçlerinin ne denli kritik olduğunu bir kez daha ortaya koyan bu karar, sözleşmelerin hazırlanması aşamasında "teslim tesellüm tutanağı"nın eksiksiz tutulmasının ve olası bir ayıbın tespiti halinde "ayıp ihbarı" süreçlerinin titizlikle yürütülmesinin önemini vurgulamaktadır. Bu adımların eksikliği, ileride yaşanabilecek hukuki anlaşmazlıklarda kiracı aleyhine sonuçlar doğurabilir.

Kaynak: Gayrimenkul Gündemi

Bu haberi nasıl buldunuz?

Sosyal Medya

Takip edin, güncel kalın

Ücretsiz Danışmanlık

Gayrimenkul yatırımları hakkında uzman görüşü almak ister misiniz?

İletişime Geç