A

Adil Can Öndeş

Gayrimenkul Uzmanı

A

Adil Can Öndeş

Gayrimenkul Uzmanı

+90 530 323 02 29
Yargıtay'dan Benzer Daire Satışı Kararı: Hak Sahipliği Muvazaa Üzerinden Belirlenecek
Emlak Haberi

Yargıtay'dan Benzer Daire Satışı Kararı: Hak Sahipliği Muvazaa Üzerinden Belirlenecek

31 Temmuz 20262 dakika okuma

Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında bir daire satın alan tüketicinin, aynı dairenin müteahhit tarafından başka bir kişiye satılması durumunda hak sahipliğinin belirlenmesine ilişkin emsal bir Yargıtay kararı emlak sektöründe yankı buldu. Emlakçının da dahil olduğu muvazaalı işlem iddiası, hukuki süreci önemli bir noktaya taşıdı.

Olayda, bir vatandaş arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesiyle müteahhit firmadan bir konut satın aldı. Taşınmazın teslimini alan ve tüm abonelik işlemlerini tamamlayarak fiilen kullanmaya başlayan tüketici, tapu devri işlemleri sırasında dairenin daha önce müteahhit ile sürekli iş yapan bir emlakçıya piyasa değerinin altında satıldığını öğrendi. Bu durum üzerine tüketici, hukuki yollara başvurarak mağduriyetinin giderilmesini talep etti.

Davada, müteahhit ve emlakçı arasındaki devir işleminin muvazaalı olduğu, yani gerçek bir satış olmayıp, ilk sözleşme ile hak kazanan tüketiciyi saf dışı bırakma amacı güttüğü iddia edildi. Mahkemeler, ilk sözleşme gereği daireyi teslim alan ve kullanan kişinin haklılığını ön plana çıkaran kararlar verdi. Ancak, müteahhit ve emlakçı arasındaki işlemin muvazaalı olup olmadığının tespiti, davanın seyrini belirleyen ana unsur oldu.

Yargıtay, bu tür durumlarda muvazaanın varlığına odaklanarak emsal bir değerlendirme yaptı. Karara göre, bir taşınmazın aynı anda birden fazla kişiye satılması durumunda, sözleşmenin niteliği, tarafların iradeleri ve işlemin gerçekliği gibi unsurlar göz önünde bulundurularak muvazaanın ispatı halinde ilk sözleşme yapan tarafın haklılığı kabul edilecek.

Bu Yargıtay kararı, emlak sektöründe özellikle arsa payı karşılığı inşaat projelerinde yaşanan benzer mağduriyetlerin önlenmesi açısından büyük önem taşıyor. Tüketicilerin, sözleşme yaptıkları konutun başkasına satılması gibi durumlarda hukuki haklarını bilmeleri ve gerekli adımları atmaları, bu tür muvazaalı işlemlere karşı korunmalarını sağlayacak. Emlakçıların da müteahhitlerle olan ilişkilerinde daha şeffaf ve etik davranmaları gerektiği mesajını veren karar, gayrimenkul piyasasında güvenin pekiştirilmesi adına da bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Bu tür davalarda, tapu kayıtlarındaki eksiklikler veya bilinçli olarak yapılan yanıltıcı işlemlerin tespiti, hak sahipliğinin belirlenmesinde kritik rol oynuyor. Yargıtay'ın bu yöndeki kararları, gayrimenkul hukuku açısından emsal teşkil etmeye devam edecek.

Bu haberi nasıl buldunuz?

Sosyal Medya

Takip edin, güncel kalın

Ücretsiz Danışmanlık

Gayrimenkul yatırımları hakkında uzman görüşü almak ister misiniz?

İletişime Geç