
Gayrimenkulde "Niyet Var, İşlem Yok": Tapu Harçları Alıcı ve Satıcıyı Çaresiz Bıraktı!
Güncel ekonomik koşullarda emlak piyasasındaki hareketliliği yalnızca faiz oranları üzerinden değerlendirmek, manzaranın yalnızca görünen kısmına…
Güncel ekonomik koşullarda emlak piyasasındaki hareketliliği yalnızca faiz oranları üzerinden değerlendirmek, manzaranın yalnızca görünen kısmına odaklanmak anlamına geliyor. Sektörün önde gelen temsilcileri ve saha gözlemleri, tapu harçlarının artık "ek maliyet" olmaktan çıkıp, alım satım işlemlerinde ciddi bir "engel" teşkil ettiğini açıkça ortaya koyuyor.
Piyasadaki durgunluğun temelinde, alıcı ve satıcıların farklı maliyet baskıları altında kalması yatıyor. Bu durum, her iki tarafı da zorlu bir mali çıkmaza sürüklüyor.
Alıcılar açısından bakıldığında, mevcut kredi limitlerinin yetersizliği ve faizlerin yüksekliği bir yana, gayrimenkul bedeli üzerine eklenen %4'lük tapu harcı ve diğer döner sermaye masrafları, zaten kısıtlı olan sermayeyi daha da zorluyor. Birçok potansiyel konut sahibi, "Peşinatı ayarladık ama tapu masrafları için bütçe kalmadı" diyerek alım kararından vazgeçmek durumunda kalıyor. Satıcılar ise, artan maliyetler ve enflasyonist ortamda mülklerinin değerini koruma çabası içinde. Fiyatta yapılacak küçük bir indirim bile, harç yüküyle birleştiğinde satıcı için zarar anlamına gelebiliyor. Fiyatı sabit tutmak ise alıcının ilgisini kaybetmesine yol açıyor.
Emlak sektöründe gerçek bir canlanma yaşanabilmesi için sektör paydaşları, daha kapsamlı ve cesur adımlar atılması gerektiğini vurguluyor. Mevcut tabloya göre, banka faiz oranları %1 seviyelerine kadar inse bile, işlem maliyetlerindeki yüksek oranlar devam ettiği sürece, piyasanın potansiyel işlem hacmine ulaşması oldukça zor görünüyor. Bu noktada akıllara şu soru geliyor: Gayrimenkul sektörünün çarklarının yeniden hızlanması için sadece finansman modellerinin mi iyileştirilmesi gerekiyor, yoksa vergi ve harç yüklerinde teşvik edici düzenlemelere mi gidilmeli?
Piyasada şu anda belirgin bir şekilde "niyet var, ancak işlem yok" sendromu yaşanmaktadır. Tapu harçlarının geçici bir süre için aşamalı olarak düşürülmesi veya ilk kez ev sahibi olacak vatandaşlar için belirli oranlarda muafiyet sağlanması gibi önlemler, piyasadaki bu "fren" etkisini kırma potansiyeline sahiptir. Eğer işlem maliyetleri gündeme alınmazsa, faiz oranları düşse dahi yüksek tapu harçları, gayrimenkul sektörünün üzerindeki "görünmez el" olarak varlığını sürdürecek ve satış rakamlarını baskılamaya devam edecektir.
Bu haberi nasıl buldunuz?