A

Adil Can Öndeş

Gayrimenkul Uzmanı

A

Adil Can Öndeş

Gayrimenkul Uzmanı

+90 530 323 02 29
Tahliye Taahhütnamesi: Ne Zaman Hukuken Geçersiz Sayılır?
konut

Tahliye Taahhütnamesi: Ne Zaman Hukuken Geçersiz Sayılır?

Gayrimenkul sahiplerinin kiracıları belirli bir tarihte tahliye etme hakkını güvence altına almak için başvurduğu tahliye taahhütnameleri, pratikte…

6 Nisan 20262 dakika okuma

Gayrimenkul sahiplerinin kiracıları belirli bir tarihte tahliye etme hakkını güvence altına almak için başvurduğu tahliye taahhütnameleri, pratikte bazı önemli hukuki detaylar nedeniyle geçersiz kalabilmektedir. Kiracısını istediği zaman çıkarabileceğini düşünen mülk sahiplerinin karşılaşabileceği bu durumlar, tahliye taahhütnamesinin amacına ulaşmasını engelleyebilir. Bu nedenle, söz konusu belgelerin geçerliliği konusunda dikkat edilmesi gereken kritik noktaları sizler için derledik.

Tahliye taahhütnamesinin hukuki geçerliliğini etkileyen en önemli hususlardan biri, imza zamanlamasıdır. Eğer tahliye taahhütnamesi, kira sözleşmesinin imzalandığı gün veya daha önce alınmışsa, bu durum Yargıtay tarafından "müzayaka hali" olarak değerlendirilir. Bu, kiracının barınma ihtiyacı baskısı altında hareket ettiği ve iradesinin sakatlandığı anlamına gelir. Bu tür durumlarda belge, mahkemelerce geçersiz kabul edilmektedir. Bu nedenle, tahliye taahhütnamesinin, anahtar tesliminden ve kiracının mülke yerleşmesinden makul bir süre sonra imzalanması büyük önem taşır.

Belgenin hukuki gücünü yitirmesine neden olabilecek bir diğer önemli nokta ise tahliye tarihinin net olmamasıdır. Tahliye taahhütnamesinde kiracının mülkü boşaltacağı tarih, gün, ay ve yıl olarak açık ve net bir biçimde belirtilmelidir. "En kısa sürede", "yaz sonunda" veya "bir sonraki kira dönemi" gibi muğlak ve belirsiz ifadeler, belgeyi hukuki açıdan geçersiz kılar. Bu tür ifadeler, tahliye taahhüdünün amacını yerine getirmesini engeller.

Tahliye taahhütnamesinin geçerliliği açısından dikkat edilmesi gereken bir diğer önemli unsur ise aile konutu şerhi ve eş rızasıdır. Özellikle 2026 uygulamalarında sıkça karşılaşılan bu durum, kiralanan yerin bir aile konutu olması ve kiracının evli olması halinde ortaya çıkar. Bu tür durumlarda, tahliye taahhütnamesinin her iki eş tarafından da imzalanması gerekmektedir. Eşlerden birinin bilgisi ve rızası olmadan alınan bir taahhüt, diğer eşin itirazı üzerine mahkemece iptal edilebilir. Benzer şekilde, kira sözleşmesinde birden fazla kiracı bulunuyorsa, tahliye taahhütnamesinin tüm kiracılar tarafından imzalanması zorunludur. "Tahliyenin bölünmezliği" ilkesi gereği, tek bir kiracının imzasıyla alınan taahhüt, diğer kiracıları bağlamaz ve işleme konulamaz.

Tahliye taahhütnamesi ne kadar eksiksiz olsa da, yasal sürelerin kaçırılması durumunda geçerliliğini yitirebilir. Taahhüt edilen tahliye tarihinden itibaren bir ay içinde icra takibi başlatılmaması veya dava açılmaması, mülk sahibinin tahliye hakkını kaybetmesine neden olur. Bu bir aylık süre "hak düşürücü süre" olup, kaçırılması durumunda taahhütname artık herhangi bir hukuki sonuç doğurmaz. Ayrıca, imza atan kişinin tam ehliyetli olması şarttır. Reşit olmayan veya kısıtlılığı bulunan kişilerin imzaları, yasal temsilcilerinin onayı olmadıkça geçersizdir. Sektörde sıkça dile getirilen "boş kağıda imza" savunması ise Yargıtay'ın güncel görüşüne göre kiracıyı her zaman kurtarmaz. Beyaz kağıda veya boşlukları olan bir belgeye imza atan kişi, belgenin sonradan doldurulacağını kabul etmiş sayılır ve anlaşmaya aykırı doldurulduğunu kesin delille ispatlamak zorundadır.

Kaynak: Gayrimenkul Gündemi

Bu haberi nasıl buldunuz?

Sosyal Medya

Takip edin, güncel kalın

Ücretsiz Danışmanlık

Gayrimenkul yatırımları hakkında uzman görüşü almak ister misiniz?

İletişime Geç