A

Adil Can Öndeş

Gayrimenkul Uzmanı

A

Adil Can Öndeş

Gayrimenkul Uzmanı

+90 530 323 02 29
Süresi Dolan Kira Sözleşmesi Kiracıyı Hukuken İşgalci Durumuna Getirmez
Emlak Haberi

Süresi Dolan Kira Sözleşmesi Kiracıyı Hukuken İşgalci Durumuna Getirmez

20 Ekim 20262 dakika okuma

Gayrimenkul sektöründe ev sahipleri ile kiracılar arasında sıklıkla karşılaşılan hukuki uyuşmazlıkların başında kira sözleşme süresinin sona ermesi gelmektedir. Bir yıllık kira sözleşmelerinin süresi dolduğunda, mülk sahipleri arasında kiracının derhal tahliye edilmesi gerektiği yönünde yanlış bir algı bulunmaktadır. Bazı durumlarda kiraya verenler, sözleşme süresi bittiği gerekçesiyle kiracıları işgalci olarak nitelendirmekte ve haksız işgal tazminatı anlamına gelen ecrimisil talebinde bulunmaya çalışmaktadır. Ancak yürürlükteki Türk Borçlar Kanunu hükümleri bu duruma farklı bir hukuki yaklaşım getirmektedir.

Türk Borçlar Kanunu düzenlemelerine göre, belirli süreli kira sözleşmeleri sürenin bitimiyle kendiliğinden sona ermez. Kanun, konut ve çatılı iş yeri kiralarında kiracıya sözleşme süresinin bitiminden en az 15 gün önce yazılı bildirimde bulunma hakkı tanımıştır. Bu bildirim yapılmadığı takdirde, sözleşme aynı koşullarla bir yıl süreyle uzatılmış sayılır. Dolayısıyla, sadece sözleşme süresinin takvime bağlı olarak dolması, kiracıyı hukuki anlamda işgalci konuma getirmez. Kiracının tahliye edilebilmesi için kanunda öngörülen haklı tahliye sebeplerinin varlığı veya on yıllık uzama süresinin dolmuş olması gerekmektedir.

Hukukçular, mülk sahiplerinin sözleşme süresi bittiği gerekçesiyle kiracılara karşı ecrimisil yani haksız işgal tazminatı talep edemeyeceğini vurgulamaktadır. Ecrimisil davası açılabilmesi için gayrimenkulün hukuka aykırı ve rızasız bir şekilde işgal ediliyor olması şarttır. Yasal olarak devam eden kira ilişkisinde kiracı, sözleşme şartlarına ve kira bedeli ödemelerine devam ettiği sürece haksız işgalci sayılamaz. Bu nedenle kiraya verenlerin süresi dolan sözleşmeler nedeniyle doğrudan icra takibi başlatması veya tahliye baskısı kurması hukuki açıdan sonuç doğurmamaktadır.

Uzmanlar, ev sahipleri ile kiracılar arasındaki anlaşmazlıkların yargıya taşınmaması ve tarafların hak kaybı yaşamaması adına Türk Borçlar Kanunu'nun ilgili maddelerine dikkat edilmesi gerektiğini belirtmektedir. Tahliye süreçlerinin mutlaka yasal prosedürler çerçevesinde yürütülmesi, tarafların haklarının korunması açısından büyük önem taşımaktadır. Sözleşme feshi ve tahliye süreçlerinde mülk sahiplerinin tek taraflı kararlar yerine hukuki yollara başvurması gerekmektedir.

Bu haberi nasıl buldunuz?

Sosyal Medya

Takip edin, güncel kalın

Ücretsiz Danışmanlık

Gayrimenkul yatırımları hakkında uzman görüşü almak ister misiniz?

İletişime Geç