
Gayrimenkul Sözleşmelerinde Dikkat Edilmesi Gereken Kritik Detay: Net mi, Brüt mü?
Gayrimenkul yatırımı yaparken, müteahhit ile imzalanan sözleşmeler gelecekteki haklarınızın teminatı niteliğindedir. Ancak ne yazık ki, bu önemli…
Gayrimenkul yatırımı yaparken, müteahhit ile imzalanan sözleşmeler gelecekteki haklarınızın teminatı niteliğindedir. Ancak ne yazık ki, bu önemli belgelerin düzenlenmesi sırasında sıklıkla göz ardı edilen veya bilinçli olarak yanıltıcı hale getirilen bazı tuzaklar bulunmaktadır. Bu tuzaklardan en önemlisi, sözleşmelerde belirtilen metrekarelerin net mi yoksa brüt mü olduğunun açıkça ifade edilmemesidir. Bu durum, daire teslim edildiğinde ciddi hayal kırıklıklarına ve hak kayıplarına yol açabilmektedir.
Pek çok durumda, müteahhitler tarafından hazırlanan sözleşmelerin tek nüshası bile sözleşme taraflarından birinin (genellikle müteahhitin) elinde kalmaktadır. Bu durum, ilerleyen zamanlarda yaşanabilecek herhangi bir anlaşmazlıkta, sözleşme tarafının haklarını ispat etmesini neredeyse imkansız hale getirir. Bu nedenle, sözleşme imzalandığı anda, ıslak imzalı ve tam teşekküllü ikinci bir nüshanın mutlaka sizin tarafınızdan da alınması hayati önem taşır. Sadece maddelerini tam olarak anlayamadığınız veya eksik bilgeler içeren bir belge, sizin yasal haklarınızı korumakta yetersiz kalacaktır.
Sözleşmelerde dairenin metrekaresi belirtildiğinde, bu bilginin hemen olumlu karşılanmaması gerekir. Eğer belirtilen metrekare değerinin yanında "net" ifadesi bulunmuyorsa, bu rakamın büyük olasılıkla "brüt" alanı temsil ettiği anlaşılmalıdır. Peki, brüt metrekare hesabı ne anlama gelir ve sizin kullanım alanınızı nasıl etkiler? Brüt alana, asansör boşlukları, merdiven kovaları, ortak sığınak alanları ve hatta bazen kapıcı dairesi gibi doğrudan sizin kullanımınıza ait olmayan ancak binanın genel yapısına dahil olan alanlar da eklenir. Bu durum, sözleşmede 100 metrekare yazan bir dairenin, aslında size teslim edildiğinde 70-80 metrekare gibi daha dar bir kullanım alanına sahip olabileceği anlamına gelir. Bu tür bir sürprizle karşılaşmamak adına, sözleşmeye mutlaka net kullanım alanlarının açıkça yazılmasını talep etmeniz gerekmektedir.
Eğer sözleşmenizde dairenin net alanı net bir şekilde belirtilmişse ve proje tamamlandığında teslim edilen daire, bu ölçülerin altında kalmışsa, aradaki metrekare farkının parasal karşılığını müteahhitten talep etme hakkınız doğar. Nadir de olsa, bu durumun sözleşmenin iptali gibi daha ciddi hukuki sonuçlar doğurabileceği durumlar da söz konusu olabilir. Ancak, bu tür karmaşık hukuki süreçlerde, hak kaybına uğramamak ve süreci doğru yönetebilmek adına mutlaka bir gayrimenkul hukuku uzmanından, yani bir avukattan destek almanız en doğru adım olacaktır.
Bu haberi nasıl buldunuz?