
Kiralık Evde Mutfak Dolabının Düşmesi Durumunda Masrafı ve Zararı Kim Karşılar?
Kiralık konutlarda zaman zaman meydana gelen tesisat ve mobilya kazaları, kiracı ile ev sahibi arasında ciddi hukuki uyuşmazlıklara yol açabiliyor. Bu kazaların başında gelen mutfak dolaplarının duvardan koparak düşmesi vakalarında, hem dolabın tamirat maliyeti hem de içerisindeki kırılan eşyaların tazmini konusu, Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve Yargıtay içtihatları çerçevesinde değerlendiriliyor.
Buna karşılık olayın kiracının kullanım kusurundan kaynaklanması halinde hukuki tablo değişmektedir. Dolaba belirlenen taşıma kapasitesinin çok üzerinde ağırlık yüklenmesi, dolap üzerinde yetkisiz ve hatalı tadilatlar yapılması veya aşırı fiziksel güç uygulanması gibi durumların tespit edilmesi durumunda sorumluluk kiracıya geçmektedir. TBK'nın 316. maddesi uyarınca kiracı, kiralananı özenle kullanmakla mükellef olduğu için kendi kusurundan doğan zararları bizzat gidermekle yükümlüdür.
Dolabın düşmesiyle birlikte içerisindeki tabak, porselen takımları ve elektronik mutfak aletlerinin kırılması sonucu oluşan ikincil zararlar da taraflar arasında anlaşmazlık konusu olmaktadır. Hukukçuların aktardığına göre, eğer dolap montaj hatası veya malzeme eskimesi nedeniyle düşmüşse, kiracı uğradığı maddi eşya kaybını TBK'nın 308. maddesi kapsamında ev sahibinden talep edebilmektedir. Kiraya veren, söz konusu zararın oluşmasında kusuru bulunmadığını ispatlamadıkça kiracının zayi olan eşyalarının bedelini ödemek durumundadır.
Uygulamada ev sahipleri tarafından sıklıkla dile getirilen "Masrafı yarı yarıya paylaşalım" önerisinin ise mevzuatta doğrudan bir karşılığı bulunmamaktadır. Türk Borçlar Kanunu sistemi kusur ve ayıp esasına dayanmaktadır. Taraflar karşılıklı uzlaşma yoluyla ortak bir paylaşıma gidebilse de, uzlaşmazlık durumunda yargı organları bilirkişi raporu doğrultusunda sorumluluğu tek bir tarafa yüklemektedir.
Uzmanlar, bu tür kazalarla karşılaşan kiracıların vakit kaybetmeden hasarın ve kırılan eşyaların fotoğraflarını çekerek delil oluşturması ve durumu ev sahibine yazılı olarak bildirmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Çözüm üretilmediği takdirde Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığıyla yapılacak delil tespiti, olası dava süreçlerinde hak kaybının önüne geçmektedir.
Bu haberi nasıl buldunuz?