A

Adil Can Öndeş

Gayrimenkul Uzmanı

A

Adil Can Öndeş

Gayrimenkul Uzmanı

+90 530 323 02 29
Kiracı ve Ev Sahibi Hukukunda Sıkça Karşılaşılan Yanılgılar: Emlak Sektörüne Rehber Niteliğinde Bir Bakış
konut

Kiracı ve Ev Sahibi Hukukunda Sıkça Karşılaşılan Yanılgılar: Emlak Sektörüne Rehber Niteliğinde Bir Bakış

Gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren profesyonellerin ve doğrudan ilişkide bulunan kiracı ile ev sahiplerinin en çok kafa karışıklığı yaşadığı…

17 Nisan 20263 dakika okuma

Gayrimenkul sektöründe faaliyet gösteren profesyonellerin ve doğrudan ilişkide bulunan kiracı ile ev sahiplerinin en çok kafa karışıklığı yaşadığı, yanlış anlaşıldığına şahit olunan beş temel hukuki konuyu mercek altına alıyoruz. Bu konular, emlak danışmanlarının portföy yönetimi ve müşteri ilişkilerinde de kritik önem taşıyor.

Sözleşme Süresi Bittiğinde Kiracının Tahliyesi Zorunlu Mudur?

Yaygın bir yanılgı, kira sözleşmesinin sona ermesiyle kiracının mecuru derhal boşaltması gerektiği yönündedir. Ancak Türk Borçlar Kanunu'na göre, kira sözleşmesinin süresi bitmiş olsa dahi kiracı evi boşaltmadığı takdirde, sözleşme aynı şartlar dahilinde kendiliğinden uzamış sayılır. Ev sahibi, sadece sözleşme süresinin dolmuş olması gerekçesiyle tahliye talebinde bulunamaz. Bu durum, emlak danışmanlarının müvekkilleriyle olan iletişiminde sıklıkla karşılaştığı ve doğru bilgilendirme gerektiren bir husustur.

Ev Sahibinin Satış Gerekçesiyle Kiracıyı Tahliye Etme Hakkı Var Mıdır?

Taşınmazın satılması durumu da kiracı tahliyesi konusunda önemli tartışmalara yol açmaktadır. Bir gayrimenkulün el değiştirmesi, mevcut kira sözleşmesinin otomatik olarak sona ermesi anlamına gelmez. Yeni malik, mevcut kira sözleşmesinin şartlarına uymakla yükümlüdür. Yeni malik ancak kanunda açıkça belirtilen özel durumlar söz konusu olduğunda ve belirli prosedürleri takip ederek tahliye yoluna başvurabilir. Dolayısıyla, "evi sattım, çık" şeklindeki bir yaklaşım hukuki zeminde geçerli kabul edilmemektedir.

Kira Ödemeyen Kiracı İçin Doğrudan Tahliye İmkanı Var Mıdır?

Kiracının kira borcunu ödememesi durumunda, ev sahibinin hemen tahliye hakkı bulunmamaktadır. Bu süreçte ev sahibinin öncelikle kiracıya yazılı bir ihtarname göndermesi ve belirli bir süre tanıyarak ödeme yapmasını talep etmesi gerekmektedir. Eğer belirtilen süre içinde kira ödenmezse, ev sahibi yasal yollara başvurarak icra takibi başlatabilir veya dava açabilir. Emlak danışmanları açısından bu noktada dikkat edilmesi gereken en önemli unsur, sürecin tamamen hukuki çerçevede ilerlemesi gerektiğidir. Doğrudan müdahale teşebbüsleri, ciddi tazminat yükümlülükleri doğurabilir.

Kira Artışı Oranını Ev Sahibi Tek Başına mı Belirler?

Kira artış oranlarının belirlenmesi de sıkça yanlış anlaşılan bir diğer konudur. Mevcut yasal düzenlemelere göre, konut kiralarında yapılabilecek yıllık artış oranı, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yıllık ortalamasını geçemez. Taraflar arasında farklı bir artış oranı üzerinde anlaşılmış olsa dahi, bu oran yasal sınırı aşıyorsa geçersiz sayılır. Bu nedenle, piyasadaki genel eğilimler bahane edilerek talep edilen yüksek oranlı kira artışları, hukuki açıdan geçerlilik bulmakta zorlanmaktadır.

Beş Yılını Tamamlayan Kiracı İçin Tahliye Zorunlu Mudur?

Toplumda yaygın olarak bilinen bir yanılgı, kira sözleşmesinin üzerinden beş yıl geçmesi durumunda kiracının evi boşaltmak zorunda olduğudur. Oysa beş yıllık sürenin dolması, kiracının tahliyesi için tek başına yeterli bir sebep teşkil etmez. Bu sürenin sonunda ev sahibi, kira tespit davası açma hakkına sahip olur. Kiracının tahliyesi için ev sahibinin sebepsiz tahliye hakkı, ancak kira sözleşmesinin on yıllık uzama süresinin tamamlanmasının ardından ve yine belirli hukuki şartlara bağlı olarak doğar.

Kiracı ve ev sahibi arasındaki ilişkilerde temel prensip, kiracının yasal olarak korunmasıdır. Bu nedenle, ev sahiplerinin sıklıkla düşündüğü gibi kolay bir tahliye süreci söz konusu değildir. Ancak bu durum, kiracıların sınırsız haklara sahip olduğu anlamına da gelmez; sözleşmeye aykırı davranışlar, kiracının tahliyesine yol açabilecek geçerli sebepler oluşturabilir. Emlak profesyonelleri için bu noktadaki görev, tarafları doğru bilgilendirmek ve hukuki süreçlerin doğru yönetilmesini sağlamaktır. Bilgiden yoksun hareket etmek, hem müşteri ilişkilerinde güven kaybına hem de ciddi hukuki sorumluluklara neden olabilir.

Kaynak: Gayrimenkul Gündemi

Bu haberi nasıl buldunuz?

Sosyal Medya

Takip edin, güncel kalın

Ücretsiz Danışmanlık

Gayrimenkul yatırımları hakkında uzman görüşü almak ister misiniz?

İletişime Geç