A

Adil Can Öndeş

Gayrimenkul Uzmanı

A

Adil Can Öndeş

Gayrimenkul Uzmanı

+90 530 323 02 29
Kentsel Dönüşümde Aciliyet Vurgusu: Riskli Yapı Stokuna Karşı Harekete Geçme Zamanı
Emlak Haberi

Kentsel Dönüşümde Aciliyet Vurgusu: Riskli Yapı Stokuna Karşı Harekete Geçme Zamanı

10 Mayıs 20262 dakika okuma

Türkiye'de artan deprem riski ve ülke genelindeki mevcut yapı stokunun taşıdığı tehdit, kentsel dönüşüm sürecini yeniden kamuoyunun ve ilgili sektörlerin öncelikli gündem maddesi haline getirdi. Arter İnşaat Kurucu Ortağı Mimar Mustafa Onur Eraydın, mevcut yapılaşma pratiklerinin artık sürdürülebilir olmadığını belirterek, kentsel dönüşümün yalnızca teknik bir gereklilik olmanın ötesinde, stratejik bir ulusal mesele olduğuna dikkat çekti.

Ülke genelinde yaklaşık 7 milyon adet riskli yapının bulunduğu tahmin ediliyor. Bu yapı stokunun önemli bir kısmının, yani 1,5 ila 2 milyon civarındaki bölümünün, acil olarak dönüşüm projeleriyle yenilenmesi gerektiği uzmanlar tarafından ifade ediliyor. Bu durum, hem can ve mal güvenliği açısından hem de şehirlerin geleceği açısından önemli riskler barındırıyor.

Mimar Eraydın'ın değerlendirmelerine göre, kentsel dönüşüm süreci, sadece mevcut binaların yıkılıp yerine yenilerinin yapılmasından ibaret değil. Bu sürecin, aynı zamanda şehirlerin sosyal, ekonomik ve çevresel dokusunu da göz önünde bulundurarak planlanması gerekmektedir. Yeni yapılaşma stratejilerinin, deprem yönetmeliklerine tam uyumun yanı sıra, modern yaşam standartlarına uygun, çevreci ve enerji verimli çözümleri içermesi bekleniyor.

Sektör temsilcileri, kentsel dönüşümün hızlandırılması için çeşitli adımların atılması gerektiği konusunda hemfikir. Bu adımlar arasında, bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesi, finansman modellerinin çeşitlendirilmesi ve vatandaşların dönüşüm projelerine katılımının teşvik edilmesi yer alıyor. Özellikle riskli bölgelerde yaşayan vatandaşların, mevcut yapıların tehlikesi konusunda bilinçlendirilmesi ve güvenli yaşam alanlarına kavuşmaları için devlet destekli programların etkinliğinin artırılması büyük önem taşıyor.

Kentsel dönüşüm projelerinin sadece dar bir alana odaklanmaması, aynı zamanda daha geniş çaplı şehir planlaması ile entegre edilmesi gerektiği de vurgulanıyor. Bu sayede, kentsel dönüşümün, şehirlerin genel gelişimine katkı sağlayan, yaşanabilirliği artıran ve deprem gibi doğal afetlere karşı daha dirençli hale getiren bir strateji olarak konumlandırılması mümkün olacak.

Uzmanlar, kentsel dönüşümde yaşanan gecikmelerin, hem ekonomik kayıplara yol açtığı hem de olası bir depremde büyük trajedilerin yaşanma riskini artırdığı konusunda uyarıyor. Bu nedenle, mevcut yapının yenilenmesi için atılacak her adımın, Türkiye'nin geleceği açısından kritik bir öneme sahip olduğu belirtiliyor.

Bu haberi nasıl buldunuz?

Sosyal Medya

Takip edin, güncel kalın

Ücretsiz Danışmanlık

Gayrimenkul yatırımları hakkında uzman görüşü almak ister misiniz?

İletişime Geç