A

Adil Can Öndeş

Gayrimenkul Uzmanı

A

Adil Can Öndeş

Gayrimenkul Uzmanı

+90 530 323 02 29
Evlilik Öncesi Edilen Mülkler: Boşanma Durumunda Hak Talepleri ve İstisnalar
konut satisi

Evlilik Öncesi Edilen Mülkler: Boşanma Durumunda Hak Talepleri ve İstisnalar

Evlilik yolunda ilerlerken ya da evlilik birliğini kurmadan önce edinilen gayrimenkullerin, ilerleyen süreçte yaşanabilecek boşanma durumlarında…

6 Nisan 20263 dakika okuma

Evlilik yolunda ilerlerken ya da evlilik birliğini kurmadan önce edinilen gayrimenkullerin, ilerleyen süreçte yaşanabilecek boşanma durumlarında nasıl bir hukuki zemine oturacağı, pek çok çiftin merak ettiği ve zaman zaman da anlaşmazlıklara yol açan bir konudur. Türk Medeni Kanunu'nun ilgili maddeleri bu konuda net bir ayrım çizgisi çizmektedir. Buna göre, henüz evlilik akdi gerçekleşmeden önce kişinin kendi adına tapusu çıkarılmış olan bir konut, kanun nezdinde "kişisel mal" olarak kabul edilir. Bu durum, evlilik cüzdanı alınmadan önce edinilmiş ve tapusu üzerindeki şahsi hakları kesinleşmiş bir evin, boşanma halinde diğer eş tarafından paylaşım talebine konu olmayacağı anlamına gelir. Dolayısıyla, bu tür bir gayrimenkulün mülkiyeti, yalnızca ilk sahibi olan eşe ait olmaya devam eder.

Ancak, hukuki süreçler bazen ilk bakışta görünenin ötesine geçebilir ve çeşitli istisnai durumlar söz konusu olabilir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken en önemli unsurlardan biri, evlilik öncesinde kredi ile satın alınan bir konutun, evlilik süreci boyunca ödenmeye devam eden kredi taksitleridir. Hukuki yorumlara göre, evlilik tarihinden sonra ödenen her bir kredi taksiti, çiftin ortak gelirinden karşılanmış sayılır. Bu durum, evlilik birliği içinde edinilmiş mallar (edinilmiş mallar rejimi) kapsamına girer. Sonuç olarak, boşanma aşamasında diğer eş, evlilik süresi boyunca ödenen kredi taksitlerinin, evin mevcut değerine oranla yarısı kadar "katılma alacağı" talep etme hakkına sahip olabilir. Bu, evin tapusunun sizde kalması durumunda dahi, karşı tarafa önemli bir nakit ödeme yapmanız gerekebileceği anlamına gelmektedir.

Bununla birlikte, kişisel mal statüsündeki bir gayrimenkulden elde edilen gelirler de farklı bir hukuki değerlendirmeye tabi tutulur. Kanun koyucu, kişisel malların kendisini kişisel mal olarak kabul ederken, bu mallardan elde edilen "gelirleri" ise edinilmiş mallar (yani ortak mallar) kategorisine dahil eder. Bu kuralın pratikteki yansıması şu şekilde görülebilir: Eğer evlilik öncesinde edinilmiş bir konuttan elde edilen kira gelirleri, evlilik süresince bir banka hesabında birikmişse, boşanma durumunda bu birikmiş tutarın eşler arasında eşit şekilde paylaşılması söz konusu olacaktır.

Bir diğer önemli husus ise, evlilik öncesinde sahip olunan bir gayrimenkulün evlilik sırasında satılarak, elde edilen gelirin üzerine evlilik içi birikimlerin eklenmesiyle yeni bir konut alınması durumudur. Bu senaryoda, eski evden gelen satış bedeli, hala ilk sahibinin kişisel malı olarak değerlendirilir. Ancak, yeni konutun değerine eklenen ve evlilik içi birikimlerden karşılanan kısım ile bu miktarın evin toplam değer artışındaki oranı, paylaşım sürecine dahil edilebilir. Bu tür karmaşık durumlarda, eski konutun satış bedelinin yeni konuta aktarıldığını ispatlamak, hukuki olarak büyük önem taşımaktadır.

Geleceğe yönelik hukuki belirsizlikleri en aza indirmek ve mal varlığı konularında net bir zeminde ilerlemek adına, 2026 yılı gibi yakın bir gelecekte gayrimenkul piyasasındaki olası hareketlilik ve hukuki süreçlerin getirebileceği karmaşıklıklar göz önüne alındığında, "Mal Rejimi Sözleşmesi" yapmak en güvenli yol olarak öne çıkmaktadır. Evlilik öncesinde veya evlilik sırasında noter aracılığıyla akdedilecek böyle bir sözleşme, hangi malın kimlere ait olacağını, gelirlerin nasıl yönetileceğini ve boşanma gibi durumlarda mal paylaşımının nasıl yapılacağını net bir şekilde belirleyerek, olası anlaşmazlıkların önüne geçme potansiyeli taşır. Özetle, evlilik öncesi edinilen bir evin tapusu kişisel mal olsa da, evlilik süresince bu mülkle ilgili yapılan ödemeler ve elde edilen gelirler ortaklık hukukuna tabi olabilir. Gayrimenkul yatırımlarınızı yaparken bu hukuki altyapıyı sağlam kurmak, uzun vadede en akılcı ve kârlı yaklaşım olacaktır.

Kaynak: Gayrimenkul Gündemi

Bu haberi nasıl buldunuz?

Sosyal Medya

Takip edin, güncel kalın

Ücretsiz Danışmanlık

Gayrimenkul yatırımları hakkında uzman görüşü almak ister misiniz?

İletişime Geç