A

Adil Can Öndeş

Gayrimenkul Uzmanı

A

Adil Can Öndeş

Gayrimenkul Uzmanı

+90 530 323 02 29
Apartmanlarda Hizmetten Yararlanmama Mazereti Hukuki Geçersizlikle Karşılaşıyor
Emlak Haberi

Apartmanlarda Hizmetten Yararlanmama Mazereti Hukuki Geçersizlikle Karşılaşıyor

25 Nisan 20262 dakika okuma

Apartman ve site yaşamında sıkça karşılaşılan ve önemli anlaşmazlıklara yol açan 'hizmetten yararlanmama' gerekçesiyle aidat ödemekten kaçınma durumunun hukuki karşılığı netleşti. Yasal düzenlemeler ve yargı kararları, bu tür mazeretlerin geçerli kabul edilmediğini ortaya koyuyor.

Gayrimenkul hukuku alanında uzman avukatlar, apartman ve site yönetimlerinde aidatların niteliğinin bir 'hizmet alımı' değil, mülkiyet hukukundan kaynaklanan bir 'katılım borcu' olduğunu vurguluyor. Bu çerçevede, örneğin zemin katta ikamet eden bir sakinin 'asansörü kullanmadığı' gerekçesiyle aidatının bir bölümünü ödemeyi reddetmesi veya havuz gibi ortak alanlardan faydalanmayan sakinlerin bu giderlere katılmaktan kaçınması yasal olarak mümkün görünmüyor.

Aidatın temelinde yatan yasal prensip, bina veya site içindeki ortak giderlerin, mülkiyet hakkına sahip olan tüm kat malikleri veya site sakinleri tarafından orantılı bir şekilde karşılanmasıdır. Bu giderler; bina bakımı, temizliği, güvenlik, ortak alanların aydınlatması, asansörün bakımı ve işletmesi gibi zorunlu hizmetleri kapsar. Bu hizmetlerden fiilen faydalanılıp faydalanılmadığına bakılmaksızın, mülkiyetin getirdiği bir yükümlülük olarak aidat ödemesi gerekmektedir.

Bu durum, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili maddeleri ve Yargıtay içtihatları ile de desteklenmektedir. Kanuna göre, kat malikleri, ana yapının bakımı, korunması, güçlendirilmesi ve ortak yerlerin korunması gibi zorunlu giderlere katılmakla yükümlüdür. Her kat malikinin ortak giderlere ve ortak yerlerin bakım ve koruma giderlerine payı, kendi bağımsız bölümünün brüt yüzölçümüyle orantılıdır. Bu oranın saptanması için de genellikle Kat Mülkiyeti Kanunu'nda belirtilen esaslar kullanılır.

Bu nedenle, apartman veya sitede yaşayan bireylerin, kendilerinin kullanmadığına inandıkları hizmetler için aidat ödemeyi reddetme hakları bulunmamaktadır. Aidat ödemesindeki bir gecikme veya ödememe durumu, yasal yollara başvurulmasına ve hatta yasal takibe neden olabilecek sonuçlar doğurabilir. Ortak yaşam alanlarının sorunsuz bir şekilde işleyebilmesi ve bakımının yapılabilmesi için tüm sakinlerin bu yasal yükümlülüğünü yerine getirmesi büyük önem taşımaktadır.

Bu tür anlaşmazlıkların önüne geçmek ve adil bir çözüm sağlamak adına, apartman ve site yönetim planlarında bu konulara ilişkin açık hükümler bulunması ve sakinlerin aidatların nasıl belirlendiği ve hangi giderleri kapsadığı konusunda şeffaf bir şekilde bilgilendirilmesi tavsiye edilmektedir. Herhangi bir uyuşmazlık durumunda, öncelikle yönetim planı ve ilgili yasal mevzuatın incelenmesi, ardından gerekirse profesyonel hukuki danışmanlık alınması en doğru yaklaşım olacaktır.

Bu haberi nasıl buldunuz?

Sosyal Medya

Takip edin, güncel kalın

Ücretsiz Danışmanlık

Gayrimenkul yatırımları hakkında uzman görüşü almak ister misiniz?

İletişime Geç