Gayrimenkulde Dijital Devrim: WhatsApp Üzerinden Kat Malikleri Toplantısı Mümkün mü?
Kat Malikleri Kurulları Dijitalleşiyor mu? WhatsApp ile Toplantı Gerçekleşebilir mi? Günümüzün hızla dijitalleşen dünyasında, apartman ve site yönetimlerind...

Kat Malikleri Kurulları Dijitalleşiyor mu? WhatsApp ile Toplantı Gerçekleşebilir mi?
Günümüzün hızla dijitalleşen dünyasında, apartman ve site yönetimlerinde de teknolojik çözümlerin kullanımı kaçınılmaz hale gelmektedir. Özellikle son dönemde yaşanan küresel sağlık krizi, fiziksel toplantıların risklerini ve kısıtlamalarını ön plana çıkarmıştır. Bu noktada, birçok kat maliki ve yöneticisi, "WhatsApp üzerinden kat malikleri toplantısı yapılabilir mi?" sorusunu gündeme getirmektedir. Ancak bu konuya hukuki açıdan yaklaşırken, mevcut Kat Mülkiyeti Kanunu'nun hükümleri ve yargı kararları büyük önem taşımaktadır.
Kat Mülkiyeti Kanunu'na göre, kat malikleri olağan ve olağanüstü toplantılar düzenler. Eğer yönetim planınızda, olağan toplantı için spesifik bir ay öngörülmemişse, mart ayından sonra gerçekleştirilecek herhangi bir toplantı "olağanüstü toplantı" statüsüne dahil olmaktadır. Kat maliklerinden gelen yenilikçi öneriler, örneğin online oylamalar veya yazılı beyanlar, dijitalleşme eğilimine uygun görünse de, mevcut yasal mevzuat çerçevesinde bu yöntemlerin, yasal gereklilikleri tam anlamıyla karşıladığına dair kesin bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle, bu tür dijital uygulamaların yasal geçerliliği konusunda dikkatli olmak gerekmektedir.
Yönetici seçimi ve genel kurul toplantılarının ertelenmesi gibi konular, özellikle salgın gibi olağanüstü dönemlerde sıkça karşılaşılan bir durumdur. Bu süreçte, yargı mercilerinin daha önceki kararları yol gösterici olmaktadır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, zorunlu hallerde kat malikleri toplantısının ve yeni yönetici seçiminin bir süre ertelenmesi durumunda, mevcut yöneticinin görev ve yetkileri sona ermez. Aksine, yönetimde bir boşluk yaşanmaması adına mevcut yöneticinin görevine devam etmesi esastır. Günlük can kayıplarının devam ettiği bu salgın süreci, hukuki açıdan tam bir "mücbir sebep" ve "zorunlu hal" olarak değerlendirilmektedir.
Henüz bu özel duruma yönelik yeni bir adli karar veya yasal düzenleme olmasa da, mevcut tablo "makul erteleme" prensibiyle özetlenebilir. Bu prensipte, sağlık önceliği temel alınmaktadır; zira onlarca kişiyi kapalı bir alanda uzun süre tutmak, mevcut koşullarda ciddi bir risk oluşturmaktadır. Hukuki dayanak olarak, Yargıtay kararlarındaki "zorunlu hal" vurgusu, yöneticilere yetki aşımına girmeden süreci yönetme imkanı tanımaktadır. Zamanlama açısından bakıldığında ise, salgının etkilerinin azalmasının beklendiği mart sonu veya nisan başı gibi tarihler, toplantıların daha güvenli bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için daha makul bir takvim olarak öne çıkmaktadır.
ETİKETLER
Bu yazıyı nasıl buldunuz?