Tarım Arazilerinde İnşaat Devri Kapandı: Yeni Yönetmelik Neler Getiriyor?
Son dönemde, özellikle küresel salgın sürecinin de etkisiyle, tarım arazileri üzerinde artış gösteren izinsiz yapılaşma faaliyetlerine yönelik önemli bir huk...

Son dönemde, özellikle küresel salgın sürecinin de etkisiyle, tarım arazileri üzerinde artış gösteren izinsiz yapılaşma faaliyetlerine yönelik önemli bir hukuki düzenleme yürürlüğe girdi. Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren "Tarım Arazilerinin Korunması ve Kullanılması Hakkında Yönetmelik", ülkemizin değerli tarımsal topraklarını koruma altına almayı hedeflerken, bu alanlarda izinsiz gerçekleştirilen yapılar için ciddi yaptırımlar öngörüyor.
Gayrimenkul Hukuku Enstitüsü Başkanı Ali Yüksel'in de dikkat çektiği üzere, bu yeni düzenlemeyle birlikte artık tarım arazileri üzerine villa, apartman, bungalov gibi konaklama amaçlı yapıların inşa edilmesi mümkün olmayacak. 2005 yılındaki kanun öncesinde mevcut olan ve kazanılmış hak niteliği taşıyan yapılar bu düzenlemeden muaf tutulurken, 2005 yılından sonra ruhsatsız veya projesine aykırı olarak inşa edilen tüm yapılar kaçak statüsünde değerlendirilecek ve yasal işlemler bu doğrultuda başlatılacaktır.
Elbette bu düzenleme, tarım arazilerinde her türlü yapılaşmayı yasaklamıyor. Yeni yönetmelik, yalnızca tarımsal faaliyetlere doğrudan hizmet eden ve belirli şartları taşıyan yapılara izin veriyor. Bu kapsamda izin verilebilecek yapılar arasında şunlar bulunuyor:
- •Tarımsal ürünlerin muhafazası ve depolanması için gerekli tesisler.
- •Bozulma riski taşıyan tarımsal ürünlerin işlenmesine yönelik tesisler.
- •Tarımsal üretimi destekleyici nitelikteki, belirli standartlara uygun bağ evleri.
- •Tarım arazileri üzerine kurulabilecek küçük ölçekli güneş enerji santralleri (GES).
Yönetmeliğe aykırı hareket edenler için öngörülen yaptırımlar oldukça caydırıcı nitelikte. Hukuk camiasından gelen uyarılara göre, bu tür yapılaşmalarda uygulanacak cezalar sadece para cezasıyla sınırlı kalmayacak; yıkım ve hatta hapis cezası gibi daha ağır sonuçlar da gündeme gelebilecek. Yapılan bilgilendirmelere göre, izinsiz yapıların tespiti halinde belediye veya il özel idareleri aracılığıyla yıkım tebligatı yapılacak. Bir aylık süre zarfında yapı sahibi tarafından herhangi bir işlem yapılmaması durumunda, ilgili bakanlık tarafından yıkım işlemi doğrudan gerçekleştirilecektir. Ayrıca, projesine aykırı inşaatların giderilmesi için tanınan sürenin sonunda dahi gerekli düzenlemeler yapılmazsa, idari para cezaları üç katına kadar artırılacak. İnşaatın yıkım masrafları ve arazinin eski haline getirilmesi için yapılan harcamalar ise mülk sahibinden %100 fazlasıyla tahsil edilebilecek. Mevzuata aykırı yapılaşma konusunda ısrar eden kişiler hakkında ise Cumhuriyet savcılıklarına suç duyurusunda bulunulacak ve kamu davası açılabilecektir.
Bu düzenlemenin getirdiği sorumluluklar yalnızca yapı sahipleriyle sınırlı değil. Tarım arazilerinin usulsüz bir şekilde bölünerek yapılaşmaya açılmasına aracılık eden emlak firmaları ile bu tür kaçak yapılara proje desteği sağlayan mühendis ve mimarlar da cezai yaptırımlarla karşı karşıya kalacak. Gayrimenkul Hukuku Derneği Başkanı Ali Güvenç Kiraz'ın da altını çizdiği gibi, "Ben bilmiyordum" gibi savunmaların hukuki geçerliliği bulunmuyor. Bu nedenle, herhangi bir arazi satın almadan veya üzerine bir yapı inşa etmeden önce, ilgili valilik veya il özel idarelerinden güncel yapılaşma izinleri ve imar durumları hakkında detaylı bilgi almak, ileride karşılaşılabilecek telafisi imkansız maddi ve hukuki sorunların önüne geçmek açısından büyük önem taşıyor.
ETİKETLER
Bu yazıyı nasıl buldunuz?