Deprem Güvenliği: Kiracıların Gözünden Riskli Yapı Tespiti
Son dönemde yaşanan ve tüm ülkeyi derinden sarsan depremlerin ardından, "Binam ne kadar güvenli?" sorusu, özellikle büyük şehirlerde yaşayan vatandaşlar için...

Son dönemde yaşanan ve tüm ülkeyi derinden sarsan depremlerin ardından, "Binam ne kadar güvenli?" sorusu, özellikle büyük şehirlerde yaşayan vatandaşlar için en öncelikli gündem maddesi haline geldi. Bu hassas süreçte, ev sahipleri ile kiracılar arasında "yapısal dayanıklılık" konusunda yaşanan anlaşmazlıklar da dikkat çekiyor. Peki, mülk sahibinin onayı olmadan kiracının kendi başına binasının depreme karşı dayanıklılığını test ettirmesi mümkün mü? Bu konudaki yasal çerçeveyi ve kiracılar için mevcut çözüm yollarını, alanında uzman kıdemli avukat Kerim Kocaman'ın değerli görüşleriyle ele alıyoruz.
Yapısal Risk Tespiti Başvurusu Kimlerin Yetkisindedir?
Mevcut yasal düzenlemeler uyarınca, binaların deprem dayanıklılığını ölçmeye yönelik riskli yapı tespiti için resmi başvuruda bulunma yetkisi, tapu sicilinde kayıtlı mülk sahiplerine tanınmıştır. Kiracıların, kira sözleşmelerini tapuya şerh ettirmiş olsalar dahi, tek başlarına bu tür incelemeler için başvuruda bulunma hakkı bulunmamaktadır. Bu durum, mülkiyet hakkının korunması ve yasal prosedürlerin doğru işletilmesi prensibine dayanmaktadır.
Habersiz Yapılan Testlerin Hukuki Boyutu
Kiracıların, mülk sahibinden habersiz bir şekilde özel bir inceleme firması aracılığıyla yapısal dayanıklılık testi yaptırmaları, ciddi hukuki sorunları beraberinde getirebilir. Avukat Kerim Kocaman'ın bu konudaki uyarıları şu şekildedir:
* Kira Sözleşmesinin Feshi Riski: Mülkiyet hakkına yönelik bir müdahale olarak değerlendirilebileceği için, bu tür izinsiz girişimler kira sözleşmesinin feshi ile sonuçlanabilir.
* Sorumluluk Durumu: Test sırasında binaya herhangi bir zarar gelmesi halinde, hem testi yaptıran kiracı hem de bu testi gerçekleştiren firma, oluşan zararlardan müteselsil olarak sorumlu tutulacaktır. Bu nedenle, kiracıların bu tür adımları atmadan önce yasal sonuçlarını dikkatle değerlendirmeleri büyük önem taşımaktadır.
Kiracılar İçin Alternatif Çözüm Yolları
Bina güvenliği konusunda endişeleri bulunan ve ev sahibini bu konuda ikna edemeyen kiracılar için başvurulabilecek iki temel yol mevcuttur:
* Belediye Denetimi ve İhbar Mekanizması: Eğer bina imar mevzuatına uygun yapılmışsa ve kiracı tarafından gözle görülür ciddi hasarlar veya çatlaklar tespit edilirse, ilgili belediyeye bir ihbarda bulunulabilir. Belediye, kamu yararı prensibi gereğince re'sen bir inceleme başlatma yetkisine sahiptir. Bu, kiracıların doğrudan müdahale edemediği durumlarda önemli bir denetim mekanizmasıdır.
* Malik Onayı ile Hızlı Tarama İmkanları: Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediyesi gibi yerel yönetimler tarafından sunulan hızlı tarama ve riskli yapı tespit yöntemlerinden yararlanmak mümkündür. Ancak bu hizmetlerden faydalanabilmek için, kat malikleri kurulundan en az bir kişinin resmi onayı gerekmektedir.
Tek Bir Hissedarın Başvurusu Yeterli Olabilir
Apartmanlarda riskli yapı tespiti için tüm komşuların onayının alınması gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır. Tapu sicilinde hissedar olarak kayıtlı tek bir kişinin dahi yapacağı başvuru, binanın riskli yapı olarak değerlendirilmesi sürecini başlatmak için yeterli olabilmektedir. Ancak bu noktada önemli bir hatırlatma yapmak gerekir: "Riskli yapı" raporunun alınması, kaçınılmaz olarak binanın tahliyesini ve sonrasında yıkım sürecini beraberinde getirecektir. Bu nedenle, bu süreçten etkilenecek tüm tarafların bilinçli hareket etmesi büyük önem taşımaktadır.
ETİKETLER
Bu yazıyı nasıl buldunuz?