Dükkan Önleri Park Yeri mi, Kamusal Alan mı? Yasalar Ne Diyor?
Emlak dünyasında sıkça karşılaşılan ve hem mülk sahiplerini hem de genel kamuoyunu ilgilendiren önemli bir konu, ticari işletmelerin önündeki park alanlarını...

Emlak dünyasında sıkça karşılaşılan ve hem mülk sahiplerini hem de genel kamuoyunu ilgilendiren önemli bir konu, ticari işletmelerin önündeki park alanlarının kullanımına ilişkindir. Bazı dükkan sahipleri, kendi işyerlerinin önündeki kaldırımları ve yol kenarlarını adeta özel otoparkları gibi kullanarak, bu alanları sadece kendi müşterilerine tahsis etme eğiliminde olabilmektedir. Ancak bu durum, yasalar karşısında ciddi hukuki sonuçlar doğurabilmektedir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, dükkan önlerine duba, huni, kasa gibi materyaller koyarak park alanını kapatmak kesinlikle yasal değildir. Dükkanların veya konutların fiyatı veya metrekaresi ne olursa olsun, bu tür bir "araç park hakkı" söz konusu değildir. Sokaklar ve kaldırımlar, 80 milyonluk toplumun tamamının eşit şekilde faydalanma hakkına sahip olduğu kamusal alanlardır. Kaldırımlar, yayaların yürüyüş hakkını güvence altına alırken, yollar da tüm sürücülerin kullanımına açıktır. Bu nedenle, bu alanları kişisel çıkarlar doğrultusunda işgal etmek, suça teşebbüs anlamına gelmektedir ve tüm belediyeler bu tür fiillere karşı cezai işlem uygulama yetkisine sahiptir.
Bina ve apartmanların ortak alanlarını kullanan esnaf veya dükkanlar söz konusu olduğunda ise, Kat Mülkiyeti Kanunu'nun ilgili maddeleri devreye girer. Bu kanun, mülk sahiplerinin haklarını ve sorumluluklarını net bir şekilde belirler:
- •MADDE 16: Kat malikleri, anagayrimenkulün ortak yerlerine, arsa payları oranında, elbirliğiyle malik olurlar. Ortak yerlerin kullanım hakkı da yine arsa payı oranında belirlenir. Kömürlük, garaj, teras, çamaşırhane gibi ortak alanlardaki kullanım ölçüsü, aksi kararlaştırılmadıkça, her kat malikinin arsa payına göre belirlenir.
- •MADDE 18: Kat malikleri, hem kendi bağımsız bölümlerini hem de eklentileri ve ortak yerleri kullanırken dürüstlük kurallarına uymakla yükümlüdürler. En önemlisi, birbirlerini rahatsız etmemek, haklarını çiğnememek ve yönetim planı hükümlerine riayet etmek zorundadırlar.
Bu kanun hükümlerinin, bağımsız bölümlerdeki kiracılar, oturma hakkı sahipleri veya bu bölümlerden herhangi bir şekilde sürekli faydalananlar için de geçerli olduğunu unutmamak gerekir. Bu yükümlülükleri yerine getirmeyenler, kat malikleri ile birlikte müteselsil olarak sorumlu tutulurlar. Ayrıca, apartman yönetim planlarında, Kat Mülkiyeti Kanunu'ndaki hükümlerden daha katı veya farklı düzenlemeler bulunabileceği için, yönetim planının da dikkatle incelenmesi önem taşır.
Konuyla ilgili görüş bildiren Avukat Muhammed Sincar, dükkan önlerindeki yol kenarlarının zincir, duba veya beton gibi engellerle kapatılmasının, bu alanların özel mülk mü yoksa kamuya ait alan mı olduğuna bağlı olarak suç teşkil edebileceğini vurgulamıştır. Eğer bu alanlar, Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında binaya ait özel mülk niteliğindeyse, tasarruf hakkı ilgili binanın kat maliklerine aittir. Bu durumda kat malikleri, bu alanları kendileri kullanabilir, tüm apartman sakinlerine tahsis edebilir, yabancı araçların girişini engelleyebilir ve hatta ücretli hale getirebilirler. Ancak, cadde kenarları ve kaldırımlar gibi kamusal alanlar söz konusu olduğunda, bu alanlardan tüm vatandaşların eşit şekilde yararlanma hakkı vardır. Bu nedenle, işyeri sahipleri veya apartman sakinleri tarafından bu tür kamusal alanların kullanımının kısıtlanması yasalara aykırıdır ve hukuki yaptırımlara tabidir.
ETİKETLER
Bu yazıyı nasıl buldunuz?